BABAM VE OĞLUM


1980 darbesinde annesini kaybeden küçük Deniz (babası o dönemde bir çok erkek çocuğa verilen ismi koymuş) yedi yıl sonra hiç görmediği dedesinin Ege’deki çiftliğine doğru bir yolculuğa çıkar. Deniz’in dedesini hiç görmemesinin nedeni dedesiyle babasının yıllardır küs oluşudur. Hüseyin Efendi (Çetin Tekindor) okumaya diye gönderdiği oğlunun politik olaylara karıştığını öğrenince onu evlatlıktan silmiştir çünkü. Sadık’ın her şeye rağmen baba evine geri dönüşünün nedeni Deniz’den ayrılmak zorunda oluşudur; küçük oğlunu babasına emanet edecektir. Kelimenin tam anlamıyla Deniz bu çiftlikte hafif tatlı kaçık bir ailenin ortasında bulur kendini. Evin yanaşmaları, küs teyze (Şerif Sezer), traktör kullanan ve telsizle konuşan müthiş bir babaanne (Hümeyra), bileğinden boğazına kadar bilezikle dolaşan gelin Hanife (Binnur Kaya) ve saf bir amca (Yetkin Dikinciler). Düşünsenize hepsi bağırarak ve hep bir ağızdan konuşuyor. Sadık, uğruna savaştığı bir Türkiye’ye ve terk ettiği sevgilisiyle ve kendiyle kasabada yüzleşirken; çocuk, dedesinin ve babasının arasındaki tüm buzları eritecektir.

seyretmek için


AYI (The Bear)


Filmin Konusu :

Fransız yönetmen Jean-Jacques Annaud'nun efsanevi olarak anılmasında belki de en büyük paya sahip olan bu Claude Berri yapımı, bir ayının büyüme öyküsünü Disneyvâri olmayan, inandırıcı ve dramatik bir tonda gözler önüne seriyor.


Annesini kaybeden ve kendi başına hayatta kalmaya çalışan bir yavru ayı, yetişkin bir ayıyla yakınlaşmak ister. Ancak bu devasa yaratığın dostluğunu kazanması için Bill ve Tom isimli iki avcının mezalimine karşı onunla kader birliği yapması gerekecektir...


Sanıldığının aksine bir belgesel değil, konulu bir film olan Ayı'nın, ülkemizdeki sinemalarda "Bir Sevgi Filmi" alt başlığı ile gösterilmiş olduğunu, kimi sinemaseverler gülümseyerek anımsayacaklar...

seyretmek için


REİS BEY


Necip Fazıl KISAKÜREK’in ‘’REiS BEY isimli tiyatro eserinin Mesut UÇAKAN yönetmenliği ile sinemaya uyarlanmiş hali... *** Reis Bey, görevinde hiç taviz vermeyen kanunlara son derece bağlı ve kararlarında acımasız bir hakimdir. Sanıkların suçlu olduğuna kanaat getirirse, onları idam sehpasına göndermekten çekinmeyen Reis Bey’in hayatı bir katil zanlısıyla ilgili dava sonucu değişir. Tüm deliller, mahkemeye gelen zanlının suçlu olduğunu göstermektedir ve Reis Bey, onu da idam ettirecektir. Sanık, her ne kadar suçsuz olduğunu iddia etse de, “Merhamet” diye yalvarsa da Reis Bey, kararını verir ve adam, idam edilir. Daha sonra, sanığın suçsuz olduğu anlaşılır. Görevi bırakan Reis Bey, artık hayatını merhamet duygusunun yaygınlaşmasına adamıştır. Belalı insanların bulunduğu bir kahvede insanlara merhameti anlatır. Herkes, Reis Bey’e büyük saygı göstermektedir. Bir gün, bir polis baskını sırasında orada bulunanlardan biri, yanındaki uyuşturucuyu hakimin cebine saklar ve hakim yakalanır. Reis Bey, yıllarca hakim koltuğunda oturduğu mahkemede bir iftira sonucu artık bir sanık olarak yer alacaktır.«

seyretmek için